Sınav Maratonunda Ergenlik: Bu süreçte çocuğunuzun yanında nasıl durmalısınız?
- Edibe Boz
- 24 Tem 2025
- 2 dakikada okunur
Ergenlik dönemi… Çocuğunuzun bir gün neşeyle kahkahalar attığı, ertesi gün sebepsiz yere odasına kapanıp kimseyle konuşmak istemediği bir dönem. Bedenindeki değişimlere, zihnindeki karmaşalara ve duygularındaki iniş çıkışlara anlam vermeye çalıştığı, çocukluktan çıkıp yetişkinliğe adım atmaya hazırlandığı hassas bir süreç.
Bu zaten başlı başına zorlu dönem, bir de büyük bir sınavla birleşince hem çocuk için hem de aile için ciddi bir denge oyunu başlar. İşte tam da bu noktada, anne-baba olarak vereceğiniz destek her zamankinden daha değerlidir.
1. Değişen Beden, Dalgalanan Duygular
Ergenlik, çocuğunuzun kendini tanımaya başladığı bir dönemdir. Aynada gördüğü değişikliklere alışmaya çalışırken bir yandan da zihninde “Ben kimim, ne yapacağım?” gibi büyük sorular döner durur. Bu sorulara bir de “Bu sınavı kazanabilecek miyim?” eklendiğinde kaygı seviyesi kolayca yükselebilir.
Bu yüzden çocuğunuzun bazen sebepsiz yere öfkelenmesi ya da kendine güveni azalmış gibi görünmesi çok normaldir. Bu, onun tembel ya da duyarsız olduğu anlamına gelmez; yalnızca bir geçiş sürecindedir.
2. Motivasyon Dalgalanmaları Normaldir
Bugün büyük bir azimle masa başına oturup saatlerce ders çalışan çocuğunuzun, yarın hiçbir şey yapmak istememesi sizi endişelendirebilir. Ancak bu da ergenliğin doğası gereğidir. Beyni henüz planlama, öncelik belirleme ve odaklanma konusunda gelişimini tam tamamlamamıştır.
Bu noktada yapmanız gereken en önemli şey: Sürekli “Ders çalış!” demek yerine neden çalışması gerektiğini birlikte konuşmak, iç motivasyonunu besleyecek cümleler kurmaktır. Unutmayın, zorla değil, anlayarak ilerleyen çocuk uzun vadede daha başarılı olur.
3. Kıyaslamak Yerine Anlamak
Çocuğunuzu başkalarıyla kıyaslamak – kuzeni, komşunun oğlu, sınıf arkadaşı – farkında olmadan onun özgüvenini zedeler. Oysa her çocuk farklı bir hızda gelişir. Kimi daha erken sorumluluk alır, kimi biraz daha geç toparlanır. Sizin göreviniz, kendi çocuğunuzun potansiyeline odaklanmak ve onu bu süreçte cesaretlendirmektir.
4. Sınav Sadece Bilgiyle Değil, Dengeyle Kazanılır
Sınav hazırlığı sadece kitap başında geçirilen saatlerle değil, zihinsel ve duygusal dengeyle kazanılır. Uyku düzeni, sağlıklı beslenme, sosyal destek, mola zamanları ve moral motivasyon en az konu çalışmak kadar önemlidir. Çocuğunuzun gününü sadece “kaç test çözdüğüne” göre değerlendirmeyin; “kendine iyi bakabildi mi”ye de bakın.
5. Yanında Olun, Üstünde Değil
Bu süreçte çocuğunuzun en çok ihtiyacı olan şey, anlayış ve güven duygusudur. Onun hayatına fazla müdahale etmek, her adımını kontrol etmek yerine, bir adım geride durup gerektiğinde destek verecek bir “güvenli liman” olmanız çok daha etkilidir.
“Ben senin yanındayım, ne olursa olsun birlikte çözeriz.” mesajını içtenlikle verdiğinizde, sınav kadar önemli olan bir şeyi başarırsınız: Sağlıklı bir ilişki ve güçlü bir bağ kurmak.
Son Söz: Sınav Geçer, Destek Kalır
Unutmayın, sınavlar gelip geçer ama bu dönemde çocuğunuzla kurduğunuz ilişki kalıcıdır. Ona güven, sabır ve anlayışla yaklaşmak, sadece sınav başarısına değil, hayat boyu sürecek bir özgüvene yatırım yapmaktır.
Her çocuğun bir hikâyesi var. Sizinkinin kahramanı da çocuğunuz. Ve sizin rehberliğinizle, o bu hikâyeyi başarıyla yazabilir.
Yorumlar